27 Şubat 2008 Çarşamba

Bi cisim yaklaşıyor..





  1. Matematikte cebirsel yapılardan birine verilen addır.


  2. Fizikte hacim kaplayan öğelere denir.


  3. Felsefede hissedilen, duyulan, dokunulan her şeye denilir.


  4. Beden veya vücut anlamında kullanılır.


  5. Nesne anlamında kullanılır.


Bunlar cismin çeşitli tanımları.Bizim cismi ne matemetik ne fizik ne de felsefe açıklayabilir.Adı da Cüneyt Çakır...Öyle bir cisim ki elinde kartlarıyla sağa sola koşturuyor.Kontrolü tamamen kaybetmiş,deli dana gibi bir orda bir burda.Futbolda hakemin görevi top oynatmaktır,yüksek tansiyonu düşürmektir,bizimkisi futbol dışında takılıyor bu akşam.Kısa bir süreye kadar çok güvenilir hakemlerden biriydi,biz de takdir ederdik kendisini,ancak bugün performansı gerçekten inanılmazdı..


  • Fenerbahçeli olduğumu herkes bilir,bunu saklamam ama yorumlarımda genelde objektif olmaya çalışırım,benimle maç izleyenler bunu bilirler.Ancak malesef bugün objektif olmakla Fenerli olmak arasında fazla bir fark göremedik.Zira hakem abimiz maçı katletmeyi başardı.

  • Tabi ki yorumlarımızı yaparken Galatasarayı tebrik etmeyi unutmayalım,sonuçta futbol 90 dakika ve gerekeni yaptılar,Fortis Türkiye Kupası'nda başarılarının daim olmasını dilerim.

  • He 90 dakika demişken ilk yarı 4 dakika uzatma geldi ve bunu Lugano'nun 4 dakika gecikerek sahayı terk etmesine yorabiliriz.Peki 2.yarıdaki 4 dakika nereden geldi,işte bunu merak etmekte haklıyım,ama merak etmiyorum,cismin aklı ilk yarıda olduğu için heralde eli 4 yapma gereği hissetti.

  • Gökhan Gönül attığı golle bu maçın belki de kahramanı olacaktı,hatta oynadığı futbolla bence sahanın en iyisiydi,ama abimiz top toplayıcı çocuğun kulağını çekin bidaha sahada top varken atmasın diyeceğine,Gökhan'a kırmızı kart gösterdi.Top toplayıcı çocuk da amacına ulaşmış oldu böylece.Eee el kadar çocuk bile bizim cisimi kandırmayı başardı ya.Birşey itiraf edeyim mi,top toplayıcı çocuğa gösterdi sandım o kırmızıyı,Pikniktube'a koyalım,Beyaz göstersin,biz de gülelim.

  • O kadar kontrolden çıkmıştı ki,2.kırmızı karttan sonra Fenerbahçe lehine dandik fauller vermeye başladı.

  • Zico,gerçekten akıllı bir antrenör olduğunu gösterdi,oyuna müdahaleleri çok doğruydu ancak önündeki büyük cismi aşamadı.

  • Volkan'ın o kadar tepki göstermesi gerekmiyordu,ancakk..

  • Volkan demişken,Lincoln'e de bir paragraf açmak gerekir diye düşünüyorum.Maç boyuncu doğru düzgün tek bitirici pas atamayan ve yerlerde gezinen Lincoln,herhalde bunun acısını son golden sonra Volkan'a sataşarak çıkarmak istedi.Hiç akıllıca bir hareket olmadığını söyleyebiliriz,tamam Volkan'ı sinirlendirdi ve oyundan attırdı ama esas önemli olay,kendisi haftasonunda önemli Beşiktaş derbisinde oynayamayacak.İşte futbol zekasının üst düzeyde olduğunu düşündüğüm bir oyuncunun,futboldan başka düşünme yetisinin olmadığını gösteren bir andı.Cüneyt cisim onu da oyundan attı.

  • Yazdıklarımdan Cüneyt Çakır'ın Galatasaray'ı tuttuğu sonucunu çıkarabilirsiniz,ama söylemek istediğim bu değil.Bu maç Kadıköy'de olsaydı aynısı Galatasaraylılar'ın başına gelebilirdi.Daha önce dediğim gibi saygı duymak lazım,Galatasaray 11 kişiye karşı da,10 kişiye karşı da,9 kişiye karşı da bir üstünlük kuramadı fakat turu geçtiğine göre üstüne düşeni yapmış demektir. Ama bu hakemin stattan etkilendiği ve maçın kontrolünü daha baştan kaçırdığı gerçeğini değiştirmez.

  • Fenerbahçe turu haketti diyemeyiz,çünkü sahasında Galatasaray'ı yenmelilerdi.

  • Galatasaray 2-1 Fenerbahçe (Hakan Şükür-Ümit Karan / Gökhan Gönül)

24 Şubat 2008 Pazar

Büyük Ağabey..


Sadece Kamerun'un değil tüm Afrika'nın kaptanı diyorlarmış ona.Rigobert Song.Galatasaraylı defans oyuncusu, 1 Temmuz 1976, Yaunde doğumlu.


  • Dünya kupasında en çok forma giyen futbolculardan biridir.

  • Çevresinde sıcak ve esprili bir kişi olarak tanınmaktadır.

  • Gerek giydiği kıyafetler, gerek taktığı gözlükler bakımından giyimi oldukça şık bir insandır.

  • 1994 FIFA Dünya Kupası'da henüz 17 yaşındayken Brezilya maçında kırmızı kart görmüştür. Bu da FIFA Dünya Kupaları tarihinde en genç kırmızı kart gören oyuncu olarak kayıtlara geçmiştir.

  • Arsenal'da oynayan Alexandre Song, onun kuzenidir.

  • Kamerun Millî Futbol Takımı'nın kaptanlığını yapmaktadır.

  • Milli Takım'da 108 maçta 4 golü bulunuyor.

Song'un kariyeri oldukça başarılı:


94-97 Metz--120 maç 3 gol


97-98 Salernitana--4 maç 1 gol


98-00 Liverpool--34 maç


00-02 West Ham--24 maç


02-04 Lens--63 maç 3 gol


04-... Galatasaray--101 maç 3 gol


Ligimizin çok kaliteli defans oyuncularından biri.Bu sene de Afrika Uluslar Kupası'nda final oynayan takımın vazgeçilmez oyuncusuydu.Atletik yapılı bir oyuncu ve hava toplarına da hakim.Zaman zaman sertliğin dozunu ayarlayamasa da tatlı-sert oynayan,rakibini yoran bir oyuncu.Defans oyuncusu olmak isteyenler mutlaka onu izlemeli.

23 Şubat 2008 Cumartesi

Bur-sa-lı-lar..



  • Fenerbahçe 0-2 Bursaspor

  • Maçtan önce İstiklal Marşı neden hızlı tempoda çalındı ben bunu anlayamadım.

  • Teknik Direktör Zico as oyuncularını dinlendirmek için yedek kadrosuyla maça çıktı.Bence mantıklı bir karar,zira zorlu bir Şampiyonlar Ligi maçından çıktılar.

  • Tabi bu yedek kadroyu Bursaspor gibi bir takım iyi değerlendirdi.

  • Bu sonuçtan Fenerbahçe'nin yedek kadrosunun yetersiz olduğu görüşü çıkmıyor tabi ki ama kadroyu tamamen yedeklerden oluşturunca bu tür yenilgilere engel olamıyorsunuz.

  • Kendi sahasında en son geçen sezon 1-0'lık skorla Bursa'ya yenilmişti.O maçtan bu maça 37 iç saha maçı oynayan Fenerbahçe hiç yenilgi almamış.O maçta da Sinan tek golü atmıştı,bu maçta da 2 gol birden attı hem de ikisini de kendisi yarattı.Takdir etmek gerekir.

  • Bu tür mağlubiyetlerin takıma faydalı olduğu kanaatindeyim,çünkü 3 kulvarda da şans devam ediyor ama bu yenilgiler kendilerini dev aynasında görmelerini engelliyor.

  • Almanların araştırmasına göre ev ödevinin öğrenciye hiç faydası yokmuş.Biz bunu araştırmadan da sölüyoruz,ne var bunda.

21 Şubat 2008 Perşembe

Beyaz formalı prens..


CSKA maçını kazanıp gruptan çıktığında Fenerbahçe,maçın spikeri Ertem Şener 'Avrupa'nın yeni prensi' tanımını kullanmıştı.O zaman antipatik gelmişti ama Fenerbahçe güzel futboluyla,tecrübesiz ama mücadeleci görüntüsüyle kral olacak hali yoktu,olsa olsa prens olurdu.Ama Sevilla maçından 'beyaz formalı prens' görüntüsüne büründüler.Tabi prens falan bu işin hikaye kısmı.Şu Sevilla maçına biz göz atalım en iyisi..


  • Kaleci Volkan 2 gol yemesine rağmen iyi bir maç çıkardı ama şu Edu'nun kendi kalesine attığı golde sanki bırak dese topu alırdı gibi.

  • Fenerbahçe,Şampiyonlar Ligi'nde toplam 8 gol yedi ve bunlardan 4'ünde Edu'nun direk parmağı var.

  • Maçın en iyi oyuncusu Uğur Boral'dı bence çünkü Navas ve Alves ikilisinin kanadını iyi açtı.

  • Neden 50-60 yıl önceden tutup çekip Halit Kıvanç'a yorum yaptırmışlar onu da anlamadım.Zaten İlker Yasin tahmin ettiğimiz gibiydi.

  • Zico'da antrenör kısmeti var kimi oyuna alsa iyi işler yapıyor ama hakkını vermek lazım oyuna güzel zamanlarda müdahale edebiliyor.

  • Semih Şentürk de şanslarını hep iyi kullanıyor.Ordan vurması gerekiyordu ve vurdu,şans mans işte forvet oyuncusu topa vuracak.

  • Beyaz forma Fener'e uğurlu geldi yine.

  • Fenerbahçe'de bu sene farklı birşey var tempolu,bol paslı,sabırlı,keyif veren bir oyun oynuyorlar.Bugün de beraberlik golünü 2 defa yediler ama pes etmeyip kazandılar.

  • Fenerbahçe 3-2 Sevilla..Kezman-Lugano-Semih / Edu (k.k)-Escude..

  • Sevilla çok kaliteli takım ve kendi sahalarında Avrupa'nın en etkili 2-3 takımından biri,bakalm Fenerbahçe'miz ordan da çıkmayı başarabilecek mi?

19 Şubat 2008 Salı

All-Star'ın Ardından..


Bu sene New Orleans'ta yine adına yakışır bir All-Star haftasonu izledik.Daha önce 3 akşamın programını ve kadrolarını yazmıştım.Şimdi de ufak bir değerlendirme yapalım.


  • Cuma akşamı Rookie-Sophomore karşılaşması vardı.Karşılaşmayı Sophomores yani 2.yıl oyuncuları kazandı.Daniel Gibson 20'de 11 üç sayı yüzdesiyle 33 sayı bularak gecenin MVP'si oldu.22 sayıyla Rudy Gay ve 23 sayıyla Kevin Durant gecenin diğer dikkat çeken isimleriydi.

  • Cumartesi gecesinin ilk yarışması Shooting Stars'dı.Bu yarışmada NBA takımının yıldızı ve o takımın eski bir oyuncusuyla birlikte,o şehrin WNBA ligindeki takımından bir oyuncu çeşitli bölgelerden şut atıyor.Ortasahadan atılan son şut sokulduğundan süre durduruluyor.Bu sene de San Antonio'dan Tim Duncan-David Robinson-Becky Hammon 3'lüsü kazandı.

  • Cumartesi'nin 2.yarışması Skills Challenge idi.Burda da ev sahibi Chris Paul ve Deron Williams finale kaldılar fakat Williams tüm zamanların en iyi derecesini yapıp (25.5 saniye) yarışmayı kazandı.

  • Aynı gecenin 3.yarışması Three Point Shoutout yani 3lük yarışmasıydı.5 farklı noktadan her noktada 5 top olmak üzere toplam 25 şut kullanan yarışmacıların arasından Jason Kapono,Dirk Nowitzki ve Daniel Gibson finale kaldılar.Toronto'daki idmanında 25'te 24 atan Kapono bu dereceyi tekrarlayamadı ama toplam 25 puan toplayarak hem yarışmayı kazandı hem de finallerdeki rekoru kırdı.

  • Ve gecenin son mücadelesi Slam-Dunk Contest oldu.Zaten dayanamadım ve onun hakkında yazdım.Dwight Howard ve Gerald Green'in damgayı vurduğu geceyi Howard kazandı.

  • Pazar gecesi ise All-Star gecesiydi.Kobe parmağındaki ufak kırık yüzünden sadece mecburen ilk 5 çıktı ama top kullanmadan 2 dakika sonra kenara geldi.Maç daha önceden tahmin ettiğimiz gibi O'Neal ve Carter'ın olmayışı sebebiyle hava harekatı olarak Howard,Amare ve James'e endeksli geçti.Maça Chris Paul'un ve Allen Iverson'un top çalmalarıyla beraber Kidd-Howard-James anlaşması damga vurdu.Ama James'in 27 sayı 8 ribaund 9 asistlik performansı ona MVP ödülünü kazandırdı.

17 Şubat 2008 Pazar

SupermaN Rulezz!!..


Bilmiyorum kaçınız gecenin 3 buçuğunda heyecanla bikaç dengesizin yapacağı toplam 12 smacı izlemek için televizyonlarınızın karşısına geçersiniz ama ben hiçbir sene bunu yaptığıma pişman olmadım.Saat 3.30da çeşitli yarışmalar başlar,5 civarı da hafif gözlerimiz kapanmaya yeltenirken,bizi cin gibi yapan hatta ayağa kaldıran smaçlar gelir.Bu sene olayın kahramanları Moon,Green,Gay ve Howard'dı.Bu 4 uçan adam birbirinden güzel smaçlarla geceye damgalarını vurdular.Ayrıca çok yaratıcı smaçlar da izledik.Mesela Green'in aslında düz bi smaç vururken potanın üstüne koyduğu pastanın mumunu söndürmesi veya ayakkabılarını çıkarıp çoraplarıyla vurduğu smaç gerçekten güzeldi.Ancak Dwight Howard,önce Superman olarak sonra ise potayla paslaşarak yaptığı smaçlarla geceye damgasını vurdu.Her sene olduğu gibi yine inanılmaz bi gece oldu.Normal insanların denememesi gereken hal ve tavırlar içinde bulundular,tek kelimeyle inanılmazdı.Fotoğrafta ise Howard abimizin Superman smacı,gerçi smaçtan çok topu fırlattı ama zararı yok,faydası var.Merak edenler için; http://www.youtube.com/watch?v=HP_d9TuhVh0

15 Şubat 2008 Cuma

Ri(z)e and fall..


Sting ve Craig David beraber söylüyorlardı biara 'Rise and Fall' isimli parçalarını güzel de bir şarkı hani arasıra aç dinle o cinsten.Neyse Rize'de de maçın özeti böyleydi.Maça 2 takım birbirini tartarak başladı ama zamanla Fenerbahçe hele bir de golü yiyince ağırlığını koydu.İkinci yarı ise temposu düşük bir maç izledik zaman zaman Rize etkili oldu,Fener'in de 2-3 gol pozisyonu vardı.


  • Ç.Rizespor,ligin en çok yiyen takımıymış bugün de 6-7 tane yiyebilirlerdi,4 onlar için iyi sayılabilir.

  • Fenerbahçe,deplasmanlarda çok gol atmaya devam ediyor,bu ilerisi için umut verici.

  • Beni bilen bilir Kezman'ın futbolcu olduğundan bile şüphe ederim ama Allahı var nerede duracağını biliyor.

  • Spordan sonra 1 bardak bira ömrü uzatırmış.Atın ölümü 'arpa'danmış,insanın hayatı.

  • Alex oyun içinde çok pasifti ama skora bak adam 3 asist yapmış,olacak iş değil.9 gol 8 asist oldu profesör.

  • Altan değişik bi oyuncu hem beğeniyorum iyi adam hem de takımımda görmek istemem,o derece garip.

  • Fenerbahçe,Ç.Rizespor'u deplasmanda Kezman(2),Deivid ve Selçuk'un golleriyle 4-2 mağlup etti ve maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu.

St.Valentine's Day..


14 Şubat tüm dünyada sevgililer günü olarak kutlanır,tabi biz de millet olarak bu işlere pek bi düşkün olduğumuz için biz de 2 hafta öncesinden falan ne hediye alınacağı konuşulur.Peki bu Sevgililer Günü nerden çıkmış da hayatımızı girmiş bunu araştırdım.Çeşitli varsayımlar var bu konuda ama en yoğun rastladığım şu:


  • Sevgiler Günü'nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu. Bu bayram, halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler, sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı'nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar, isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Erkekler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu. İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem, ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden, Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak İmparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine, insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat'ında Hıristiyan şehitliğine gömüldü. Aynı zamanlarda Roma'daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı'nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seromoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hıristiyan Kilisesi'nin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar, bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı'nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. O gün bugündür her yılın 14 Şubat'ı "Sevgililer Günü" olarak kutlanmaya devam ediyor.

  • Bizde Sevgililer Günü'nü en karlı geçirenler çiçekçiler,kuyumcular ve hediyelik eşyacılar oluyor sanırım.Hepimiz bu durumu zaman zaman yaşıyoruz ve bazı şeylere mecbur bırakılıyoruz.Herkesin Sevgililer Günü kutlu olsun ancak şahsi kanaatim gerçek sevgililer için hergünün 'Sevgililer Günü' olduğu yönünde..

13 Şubat 2008 Çarşamba

Gol Makineleri..


TDK sözlüğünden baktım,makina değil,makineymiş.Neyse,48.sezonu oynanan ligimizde gol kralı olan oyunculardan maç başına ortalaması en yüksek olanlar üzerine bir araştırma yaptım.İlk 11 öyle:


  1. 62-63 / Metin Oktay / Galatasaray / 26 maç 38 gol / 1.46

  2. 60-61 / Metin Oktay / Galatasaray /28 maç 36 gol /1.28

  3. 92-93 / Tanju Çolak / Fenerbahçe / 23 maç 27 gol / 1.17

  4. 96-97 / Hakan Şükür /Galatasaray / 33 maç 38 gol / 1.15

  5. 94-95 / Aykut Kocaman / Fenerbahçe / 25 maç 27 gol /1.08

  6. 90-91 / Tanju Çolak / Galatasaray / 29 maç 31 gol / 1.07

  7. 87-88 / Tanju Çolak / Galatasaray / 37 maç 39 gol /1.05

  8. 97-98 / Hakan Şükür / Galatasaray / 32 maç 32 gol / 1.00

  9. 91-92 / Aykut Kocaman / Fenerbahçe / 25 maç 25 gol / 1.00

  10. 85-86 / Tanju Çolak / Samsunspor / 34 maç 33 gol / 0.97

  11. 59-60 / Metin Oktay / Galatasaray / 35 maç 33 gol / 0.94

Görüldüğü üzere ilk 11 gol krallığı sadece 4 oyuncu arasında paylaşılmış.Ayrıca Tanju Çolak'ın da 3 farklı takımda gol kralı olduğunu belirtelim.Fakat 98'den sonra gol rekortmeni çıkmamış bunun 2 sebebi olabilir;ya ligimiz defans bakımından kalitesini arttırdı ya da eskisi gibi gol makineleri artık yetişmiyor.Bu arada bence sezonun gol kralı, gol ortalaması sistemiyle belli olmalı,he derseniz ki adam tek maç oynayıp 2 gol atarsa ne olacak,ona da çözümüm oyuncunun 15 maç barajını aşması olabilir.Bu istatistikle boşuna 'taçsız kral' dememişler diyebiliriz.

12 Şubat 2008 Salı

AcTiOn MaN..


Volkan Demirel, 27 Ekim 1981 tarihinde İstanbul'un Merdivenköy Mahallesinde doğdu.Fenerbahçe'nin kalecisi.


  • Ailevi problemleden dolayı Mersin'e yerleşen ünlü kalceci 99-2000 sezonunda Mersin İdmanyudu formasını giydi.

  • 2000-2001 sezonunda Kartalspor'da görev yaptı.

  • Burada geçirdiği 2 yılın ardından 2002-2003 sezonunda Fenerbahçe'ye transfer oldu.

  • Fenerbahçe ile ilk maçına 29 Haziran 2002 tarihindeki TSV Dorfen hazırlık maçı ile çıktı.

  • İlk resmî maçı ise 26 Nisan 2003 tarihinde oynanan Fenerbahçe - Samsunspor Türkiye Süper Ligi maçıdır.

  • 28 Haziran 2007 yılında Fenerbahçe ile sözleşmesini iki yıl daha uzatmıştır.

  • Serdar'ın sakatlanmasından sonraFenerbahçe'nin ve Milli Takım'ın birinci kalecisi konumuna geldi.

  • Şampiyonluk sevinci sırasında seyircilere forma atayım derken,kolunu çıkarmayı başarmıştır.

  • 1.91 boyunda 90 kilo.

Her maç illa ki bir ufak hata yapar,genelde elinden top kaçırır ya da rakibin ayağına teslim eder,özellikle 2. alışkanlığını yıllarca arkasında beklediği Rüştü abisinden öğrendiğini düşünüyorum.Bu ufak hatalarla zaman zaman ağır faturalar çıkarır.(Bkz.Fenerbahçe-Schalke 04) Ama çoğunlukla iyi maçlar çıkarır.Hem fiziği hem de akrobatik plonjonlarıyla 'Action Man' lakabına layık görülür.Genç yaşında Milli Takım kalesini ele geçirdi,uzun süre takımına ve ülkesine hizmet edeceğini düşünüyorum.Resimde de İnönü Stadı'nın çimlerinde Tuncay 90+3'te golü attığında Volkan'ın küfüre verdiği karşılığı görüyoruz.